Türkiye Kamu-Sen

İŞYERİ TEMSİLCİLERİNİN YASAL GÜVENCELERİ

Çalışma hayatının büyük bir kesimini oluşturan memurların sendikal anlamda örgütlenmelerini düzenleyen 4688 sayılı yasa 12.07.2001 tarihinde 24460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Bu yasa ile birlikte kurum ve kuruluşlarda sendikal örgütlenme gereği ortaya çıkmıştır.Bu sendikal örgütlenmelerin en temel birimi ve öznesi işyeri temsilcileridir.İşyeri temsilcilerinin sendikal faaliyetleri uluslararası, anayasal ve yasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır.
151 sayılı İLO Sözleşmesinin 6. Maddesi Kamu Görevlileri Örgütlerine Sağlanacak Kolaylıklar başlığını taşımaktadır. 1. maddede: " Kamu görevlilerinin tanınan örgütlerinin temsilcilerine, çalışma saatleri içerisinde veya dışında görevlerini çabuk ve etkin bir biçimde yerine getirebilmelerine olanak verecek şekilde kolaylıklar sağlanacaktır."
2.maddede: "Bu tür kolaylıklar sağlanması idarenin veya hizmetin etkin işleyişini engellemeyecektir,"
3. madde de ise: Bu kolaylıkların niteliği ve kapsamı, bu sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen "kamu görevlileri ve kamu makamları arasında çalışma koşullarının görüşülmesine olanak veren yöntemlerin ve kamu görevlileri temsilcilerinin anılan koşulların belirlenmesine katılmalarını sağlayan başka her türlü yöntemin en geniş biçimde geliştirilmesi ve kullanılmasını teşviki için gerektiğinde ulusal koşullara uygun önlemler alınacaktır,şeklindeki düzenlemeye uygun yöntemlerle belirlenecektir".Hükmüne yer verilmiştir.
Bu konudaki uluslararası düzenlemelerden bir diğeri de Sendika Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunması Hakkında 87 Sayılı Uluslar arası Çalışma Sözleşmesidir.Bu sözleşmenin 3. maddesinin 2. fıkrası ; "Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak (sendikal örgütlenme hakkı ) veya bu hakkın yasaya uygun bir şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden kaçınmalıdır." Madde 8/1 ve 8/2 de ise "Çalışanlar ve işverenler bunlara ait örgütler , bu sözleşme ile kendilerine tanınan bu haklarını kullanmada , diğer kişiler ve topluluklar gibi yasalara uymak zorundadırlar."
"Yasalar, bu sözleşme ile öngörülen güvencelere zarar verici nitelikte olamaz veya zarar verici şekilde uygulanamaz."
Yine anılan sözleşmenin Örgütlenme Hakkının Korunması başlıklı 11. Maddesinde "Hakkında bu sözleşmenin yürürlükte bulunduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün her üyesi , çalışanların ve işverenlerin örgütlenme hakkını serbestçe kullanmasını sağlamak amacıyla gerekli ve uygun bütün önlemleri almakla yükümlüdür."Hükümlerini taşımaktadır. Bütün bu uluslararası kurallar T.B.M.M tarafından çıkarılan kanunlarla uygun bulunmuş ve Resmi Gazetede yayımlanmıştır.(RG.11.12.1992 ,21432Mükerrer)
Anayasamızın 90. maddesinin son fıkrasına göre "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir.Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz" hükmü ile 151 ve 87 Sayılı Sözleşme hükümlerinin ,iç hukuk hükmü niteliğinde yasaya eşit düzenlemeler olduğunu vurgulamaktadır.

Yine Anayasamızın 49 maddesinin 2. fıkrasında "Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek , çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır." Hükmüne yer verilerek çalışma barışının korunmasına değinilmiştir.Kuşkusuz ki bu çalışma barışının korunmasında işyerleri temsilcileri önemli bir yer tutmaktadır.
4688 Sayılı Kanunun çeşitli hükümlerinde İşyeri Temsilcilerinin tanımı, görevlerine , yetkilerine ve yükümlülüklerine değinilmektedir:

4688 kanunun 23. maddesinde işyeri temsilcisinin yetkilerinden bahsedilmekte İşyerlerinde kamu görevlilerinden en çok üye kaydetmiş sendika işyeri temsilcisi seçmeye yetkilidir.
Sendika Temsilcileri, işyerlerinde, üyelerinin işveren veya işyeri ile ilgili sorunlarını dinlemek, ilgili yerlere iletmek ve sendika ile işveren arasında iletişim sağlamak amacı ile, sendikaların tüzüklerinde belirtilen yetkili kurullar tarafından bir genel kurul dönemi için seçilirler.
İşyerinde kamu görevlileri arasında en çok üye kaydetmiş sendikanın bulundurabileceği temsilci sayısı, işyerindeki kamu görevlisi sayısı 20-100 arasında ise en çok bir, 101-500 arasında ise en çok iki, 501-100 arasında ise en çok üç, 1001-2000 arasında ise en çok beş, 2000 den fazla ise en çok yedidir. Bu temsilcilerden biri sendika tarafından baş temsilci olarak görevlendirilebilir. İşyeri sendika temsilcileri bu görevlerini işyerinde, haftada iki saat olmak üzere yerine getirirler. Temsilciler bu sürede izinli sayılırlar.
Kamu işvereni, yönetim ve hizmetin işleyişini engellemeyecek biçimde sendika temsilcilerine çalışma saatleri içinde ve dışında görevlerini yapabilmeleri için imkanlar ölçüsünde kolaylıklar sağlar,denilmektedir.
4688 kanunun 18. maddesinde: "Kamu görevlileri, iş saatleri dışında işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tabi tutulamaz ve görevlerine son verilemez."
4688 kayıtlı ilgili kanunun 22. maddesinde Kurum düzeyinde kamu görevlilerinin çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanması konularında görüş bildirmek üzere eşit sayıda kamu işveren vekili ile en çok üyeye sahip sendikaca, üyeleri arasından belirlenen temsilcilerin katıldığı kurum idari kurulları oluşturulur. Bu kurullar yılda iki kez toplanır.
Yine 4688 Sayılı Kanunda işyeri temsilcisi bakımından yasal güvenceye ilişkin doğrudan bir düzenleme olmamakla birlikte, 4688 Sayılı Yasanın 43. maddesinde "Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacaklar hakkında kamu görevlilerinin tabi oldukları personel kanunlarının ilgili hükümleri uygulanır" denilmiş dolayısı ile yasal boşluktan dolayı 2821 sayılı yasaya atıf yapılmıştır.Aynı konuda düzenleme yapan 2821 Sayılı Sendikalar Kanunun 30. maddesinin son fıkrasında ise "İşveren yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremez veya işinde esaslı bir tarzda bir değişiklik yapamaz. Aksi halde değişiklik geçersiz sayılır."Hükmüne yer vermiştir. Bu konuda yargısal içtihatlar yeni oluşmaya başlamıştır. Yargıtay, İşçilere ilişkin bir kararında 2831 Sayılı Yasanın 30. Maddesinin uygulanması gereğini önemle vurgulamıştır.(E.2001/19796 .K.2002/1738 )

Bütün bu uluslararası,Anayasal ve yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde ;
İşyeri temsilcilerinin, sendikal örgütlenme hiyerarşisi içerisi temel bir yeri tuttuğu ve izah edilen düzenlemeler nedeniyle işyeri temsilciliğinin kamu hizmeti niteliğinde bir görev olduğu açıktır.Ancak bu yasal güvenceler rağmen uygulamada işyeri temsilcilerinin kanuna aykırı olarak işyerlerinin değiştirildiği (özellikle Devlet Memurları Kanunun 71 ve 76 maddeleri bakımından) işyerlerinde sendikal örgütlenmelerine engel olacak bir takım sıkıntılarla karşı karşıya kaldıkları, yine 4688 Sayılı Kanunun 22. maddesi bakımından işyeri temsilcilerine tanınan yasal güvenceler açıkça ortada olmasına rağmen kurumlarda oluşturulan Kurum İdari Kurullarına yılda iki kez katılma yetkisine sahip oldukları halde ; işyeri temsilcileri bu yasal haktan yararlandırılmadıkları açıktır. Bu durum ise Kurum ve kuruluşlarda çalışanların istek ve şikayetlerinin çözüme ulaştırılmasını güçleştirmekte, işyerindeki çalışma barışı ve ortamının telafisi güç bir şekilde bozulmasına, dolayısı ile işyerinde verimliliğinde düşmesine neden olmaktadır.
Bu konudaki en önemli gerçeklerden biride; işyeri temsilcilerine kısıtlamalar getirilmesi hallerinde; varlıkları uluslar arası kurallar, Anayasa ve yasa hükümleri ile güvence altına, ve sosyal hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olan,toplumsal baskı aracı niteliğindeki sendikaların; bu işlevlerini yerine getirmeleri ve hak arama özgürlüğüne ilişkin yasalarla tanınan yetkilerini kullanmaları, büyük oranda güçleşmesi gerçeğidir.

Sonuç olarak; bakanlığınızca yapılan personel düzenlemelerinde (atama,tayin vb). İşyeri temsilcilerine ilişkin Uluslar arası, Anayasal ve yasal düzenlemelerin dikkate alınması hukuksal açıdan kaçınılmaz bir niteliktedir.Bu durumun, uygulamada hukuksal bir zemine oturtulması ; buna paralel olarak ta mevcut sorunların giderilmesi, sendikal hakların korunması ve kullanılması açısından büyük önem arz etmektedir.



RESİMLER